DÜŞÜNCEYİGELİŞTİRME YOLLARI (DEVAMI) ANLATIMIN ÖZELLİKLERİ
6.SOMUTLAMA
Soyut kavramları benzetme yoluyla açıklamaktır. Kavram, benzetilen varlığın bazı nitelikleriyle kavratılmaya çalışılır. Bu yolla kavram zihinde canlanır, görünürlük kazanır.
Örnekleme, tanımlama, karşılaştırma gibi düşünceyi geliştirme yollarında somutlamaya başvurularak düşünce kolayca kavratılır. Soyut,anlatılması güç kavramları başka kavramlar aracılığıyla görünür kılmaya yarar. Düşünceyi kolayca kavratmak amacıyla başvurulan somutlama daha çok örnekleme ve benzetmeler yoluyla yapılır:
ÖRNEK:
Anavarza at oynağı
Kana bulanmış gömleği
Kıyman o zalımlar kıyman
Kör karının bir değneği
ÖRNEK
Benim ruhum hava ile dolu bir şişeye benzer. Bu şişe hiçbir zaman hayat kaynağı olan oksijenden mahrum kalmaz. Bu şişenin içindeki havayı bir bo-şaltgaç ile istediğiniz kadar boşaltmaya çalışınız, yine içinde biraz olsun oksijen kalır. Ruhumun kanına can veren manevi oksijen de "ümit'tir.
Soyut bir kavram olan ümit, oksijene benzetilerek somutlaştırılmıştır.
7. SOYUTLAMA
Düşünceleri; somut kavramlara, soyut anlamlar vererek açıklamaktır.
Soyutlama yoluyla anlam yoğunlaştırılır. Okurun bilgi ve yaşam birikimine bağlı olarak yorumu sağlanır. Kavramın netleşmesi, okurun çağrışımına bağlıdır. Bu yol daha çok şiirde kullanılır.
ÖRNEK
Saat Çini vurdu birden: pirinççç
Ben gittim bembeyaz uykusuzluklardan
Kasketimi üstüne eğip acılarımın
Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
Karanlık her sokaktaydın gizli bir köşedeydin
8. BENZETME
Çoğunlukla cümle düzeyinde kullanılan, anlamı zenginleştirmeyi amaçlayan bir düşünceyi geliştirme yoludur. Paragrafın içinde yer yer bulunur, anlatıma güç katar. Benzetme, özellikle soyut kavramları somutlaştırmak, düşünceye görünürlük katmak amacıyla başvurulan bir yoldur.
Benzetme genellikle karşılaştırma ile birlikte kullanılır
Benzetme, aralarında benzerlik olan iki şeyden benzerlikçe zayıf olanı güçlü olanla anlatmaktır.
Erkenden yağan yoğun kar, sanki beyaz bir ölümdü.
Bu olaydan sonra kendimi kuş gibi hafif hissediyorum.
Bülbülün güle kavuşması gibiydi iki sevgilinin buluşması.
Güneş bu sabah, dalından koparılmış taptaze portakalı andırıyor.
ANLATIMIN TEMEL NİTELİKLERİ ( İYİ BİR CÜMLENİN ÖZELLİKLERİ)
Özlülük (DurulukJ) Duygu, düşünce ve hayallerin; ne bir eksik, ne bir fazla; gerektiği kadar sözcük kullanılarak anlatılmasıdır.
Pabucu dama atılmak demek, itibarını kaybetmek demektir. (Altı çizili sözcük gereksizdir.)
Doğalgazda oynanan son oyunlar gelecekle başınıza geleceklerin habercisidir. (Cümle bu haliyle duru değildir. "Başımıza geleceklerin" sözü varken "gelecekte" sözcüğünü kullanmak gereksizdir.)
Duygunun, düşüncenin ya da gerçeğin en kısa yoldan anlatımına özlülük denir. Kısaca özlülük az sözle geniş bir düşünceyi ifade etmektir. Gereksiz sözcüklerden arınmış, gereksiz ayrıntılara inilmemiş olan paragraflarda özlülük vardır. Söz gelimi; özdeyiş ve atasözleri özlü anlatımın en güzel örneklerini oluştururlar.
Örnek :
Adam başı ile doğruldu. Daha bir saat olmuştu. Bitmek bilmeyen saatler geçecekti. Nasıl geçecekti? Başını cama dayadı. Küçük bir insan istiyordu. Ona yalnızlığını unutturacak bir çocuk. Herkese uygun görülen şans neden ona gülmemişti. Hangi suçun cezasını çekiyordu? Çay bardağını verirken yenisini istedi. Daha kimbilir kaç çay, kaç sigara içecekti?...
Yalınlık :
Duygunun, düşüncenin ya da gerçeğin sade, süssüz ve gösterişe kaçmadan iletilmesine yalınlık denir. Roman, öykü gibi sanatsal yazılardan çok, bilimsel öğretici yazılar yalınlığa dayanır. Çünkü bunlarda temel amaç, bir düşünceyi öne sürüp savunmak, bir görüş öne sürmek ya da okura herhangi bir konu üzerinde bilgi vermektir.
Örnek :
Okuma, çok yönlü iletişimsel bir etkinlik, alışkanlığa dayanan bir yetidir. Bu yetinin kazanılması, geliştirilmesi, alışkanlığa dayanan bir davranış biçimine dönüştürülmesi güç bir iştir. Güç olduğu kadar sürekli bir iştir de. Yaşamın belli bir aşamasında başlayıp, belli bir aşamasında biten bir iş değildir. Geothe'nin yaşamının son yıllarında, 1830'larda söylediği bir sözü anımsayalım: "Okumayı öğrenmek sanatların en gücüdür. Hayatımın seksen yılını bu işe, doğru dürüst okumayı öğrenme işine verdim, yine de kendimden memnun olduğumu söyleyemem."
Akıcılık :
Duygunun, düşüncenin ya da gerçeğin anlatımında dildeki pürüzlerin, okumayı ve anlamayı güçleştiren unsurların ortadan kaldırılmasına ve cümlelerin söyleniş ve okunuşundaki kolaylık ve rahatlığına akıcılık denir.
Cümlede seçilen sözcüklerin ses özellikleri ve cümlenin kuruluşundaki özen akıcılığı sağlar. Ayrıca, anlatılan düşünce ve duyguların kolayca sezilebilir türden oluşu, akıcılığa yardımcı olur. Akıcı olmayan paragraflarda anlatılmak istenen düşünce ve duygu belirsizleşir, tam olarak anlaşılamaz.
Örnek :
Her zaman şık ve temiz giyinen, nazik, insanları olduğu gibi kabul etme olgunluğuna sahip bir yazardır. Beyoğlu civarındaki evi, küçük bir müze görünümündedir, birçok sanatçının uğrak yeridir. Sanat dünyasına adım atmaya çabalayan gençlere kapısını ve yüreğini açmaktan kaçınmamış, alçakgönüllü bir beyefendidir. Bu nitelikleri, tükenmekte olan bir neslin başlıca özelliklerini kişiliğinde bir araya getirmiştir.
Doğallık :
Duygunun veya düşüncenin hiçbir yapmacığa kaçmadan içten, sıcak, olduğu gibi anlatılmasına doğallık denir. Doğallıkta sanatsal bir kaygı güdülmez. Kendi kendine oluyormuş gibi sıcak ve içten bir anlatım vardır.
Örnek :
Bugün, sen belki hatırlamazsın ama, senin ölümünden bu yana tam iki yıl geçti. Bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım; bu fırsatı da kullanamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar sen olmasaydın birçok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım.
Evet babacığım, belki hatırlamazsın; ama bugün sen öleli tam iki yıl oluyor. Kimseye asıl amacımı belli etmeden seni yaşatmaya çalışıyorum.
Özgünlük :
Duygunun, düşüncenin, kavramın ya da gerçeğin anlatımının, anlatıcıya özgü özellikler taşımasıdır. Özgün yapıtlarda başkalarını taklit etme ve onlardan etkilenme yoktur. Sanatçı bütünüyle kendi yetenekleri, zevkleri ve beğenileri doğrultusunda, başkalarının yapıtlarından farklı ürünler ortaya koyar.Bir sanatçıyı anlatımındaki biçim, konuya yaklaşım şekli, kullandığı dil ve kurduğu cümleler özgün yapar.
İnandırıcılık :
Anlatılanları olmuş ya da olabilir olduğuna okuyucuyu inandırabilen anlatım özelliğine inandırıcılık denir. Bir anlatımın inandırıcı olabilmesi için akla aykırı olmaması, kişisellik ve duygusallıktan sıyrılıp nesnel yargıları içermesi gerekir. Makale gibi öğretici yanı ağır basan türlerde bu anlatım özelliği ön planda tutulur.
Örnek :
İslamiyet'in kabulünden önce Türklerin, başka hiçbir toplumun etkisinde kalmamış bir dilleri ve edebiyatları vardı. Her ilkel edebiyatta da şiirle büyü birlikte yürümekte ve dinsel törenler önemli bir yer tutmaktaydı. Bunun yanı sıra ozan, baksı, şaman gibi adlarla anılan şairlerde olağanüstü güçler bulunduğuna inanılırdı. Çoğu ortak ve sözlü ürünlerden oluşan bu edebiyatın en önemli bölümünü destanlar oluşturmaktaydı.
0 yorum yazilmistir « Önceki - Sonraki »






