EDEBİYATSEVERLER

İSİM (ad)

23/12/2008 -Kategori: DERS NOTLARI

İSİMLER

 

Varlıkları ya da kavramları karşılayan,onları tanımamızı sağlayan sözcüklere “ad/isim” denir: bahçe, kum, Ali, kitap, çanta, Almanya, Merkür…


İsimleri:

A) Görev ve anlamlarına göre,
B) Varlıkların türüne göre,
C) Varlıkların sayısına göre,
D) Yapılarına göre

olmak üzere dört grupta inceleyebiliriz.

GÖREV VE ANLAMLARINA GÖRE İSİMLER

1) Somut İsimler: taş, kitap, çiçek…
2) Soyut İsimler: akıl, sevgi, saygı, şeytan, iyilik, keder…
3) İş ve Eylem Gösteren İsimler: Fiil soylu kelimelere “-mek, -mak, -ış, -iş, -me, -ma” ekleri getirilerek türetilen ve iş, oluş, eylem bildiren isimlerdir. Bunlara “fiilimsi” (isim-fiil) de denir.
çalışmak, uyumak, dokunma, eğlenme, bakış, gülüş…

VARLIKLARIN TÜRÜNE GÖRE İSİMLER

1) Özel İsimler: Tek olan, diğer varlıklara benzemeyen varlıkların özel adlarıdır: Köroğlu, Nedim, Türkçe, Mehmet, Minnoş, Pamuk, Türk Dil Kurumu…

2) Tür (Cins) İsimleri: Aynı türden birçok varlığın ortak adlarıdır: el, ayak, kardeş, amca, kedi, kaşık, şehir, kasaba…

VARLIKLARIN SAYILARINA GÖRE İSİMLER

1) Tekil İsimler: Aynı türden varlıkların bir tekinin adıdır: çocuk, ay, kalem, kitap, elbise…

2) Çoğul İsimler: -ler, -lar çokluk ekini almış isimlerdir: çocuklar, ağaçlar, kitaplar, öğrenciler…

3)Topluluk İsimler: Biçim bakımından tekil göründüğü halde çokluk ya da topluluk anlamı veren adlardır: ordu, alay, sürü, kurultay, meclis, takım…


YAPI BAKIMINDAN İSİMLER

1) Basit İsimler: Hiçbir yapım eki almamış isimlerdir: araba, insanlar, evimiz, yoldan, tahtayı, çanta, kuşlarım…

2) Türemiş İsimler: İsim ya da fiil kök ve gövdelerinden yapım ekiyle türeyen isimlerdir: yol-cu, meslek-taş, sil-gi, öl-ü-m…

3) Birleşik İsimler: İki ismin aralarına başka bir kelime girmeyecek şekilde birleşip kalıplaşmasıyla oluşan isimlerdir: anayurt, Çanakkale, açıkgöz, boşboğaz, aslanağzı, gecekondu, ateşkes, biçerdöver, bakarkör, giderayak…


İSİM TAMLAMALARI

Birden fazla ismin iyelik, tür, nitelik vb. ilgilerle oluşturduğu kelime grubudur: Akdeniz akşamları, benim ödevim, defne yaprağı, gül kokusu, hesap makinesi, insanlık hâli, masa örtüsü, öğrencilerin sınavı, öğretmenin kalemi vb. Grubu oluşturan kelimelerden birincisi tamlayan (belirten), ikincisi tamlanan (belirtilen)dır. Bu kelime grubunda, tamlayan ilgi hâli ekini (-ºn, -nºn); tamla­nan ise iyelik ekini  (-ı, -i, -u, -u; -sı, -si, -su, sü) alır. Bu durumda tamlama, belirtili isim tamlaması olur: adamın iyisi, dayımın oğlu, Konya’nın hava, köyün yolu, öğrencinin sıra vb.

 

Belirtili isim tamlamalarında sıfat, tamlayan veya tamlanandan önce getirilebilir. Anlam sıfatın yerine göre değişir: eski masanın örtüsü (eski olan, masadır), masanın eski örtüsü (eski olan, örtüdür.)

 

İlgi eki söylenmezse (veya yazılmazsa) belirtisiz isim tamlaması olur: Amasya elma, Ankara yolu, ateş parça, belediye başkanı, Erciyes dağı, gül kurusu, Marmara denizi, Selçuk Üniversitesi, söz varlığı, su testisi gibi.

 

Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan isim genel ve belirsiz olmasına rağmen tamlanana bağlılık daha kuvvetlidir. Bu bakımdan sanki iki isim bir nesnenin adı olmak için birleşik isim oluşturmuşlardır: çalışma masası, bulaşık makinesi, çay bardağı, dana eti, duvar saati, hesap makinesi, İngiliz anahtarı, pencere bandı, yatak örtüsü gibi.

 

Belirtisiz isim tamlamalarında tamlayanla tamlanan arasına başka kelimeler girmez: bahar tazeliği, çilek reçeli gibi. Bu sebeple millî eğitim eski müdürü, Malatya eski valisi, devlet eski bakanı, makine yüksek mühendisi gibi tamlamalar yanlıştır. Sıfat, tamlamanın başında yer almalıdır: eski millî eğitim müdürü, eski Malatya valisi, eski devlet bakanı, yüksek makine mühendisi gibi. Bugün her iki şekil de kullanılmaktadır. Yanlış kullanımda vurguya dikkat edilmelidir. Tamlama belirtili olursa araya başka kelimeler girebilir: motorların saatlerdir süren sinir bozucu gürültü gibi.

 

Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Kadıköy, Topkapı gibi örneklerde (galatımeşhur olarak) tamlanan eki atılarak dil yanlışı yapılmıştır. Son zamanlarda bu yanlışlığın çeşitli sebeplerle gittikçe yaygınlaştığı görülmektedir: bayan giyim, çocuk ayakkabı, kemer patlıcan, yaprak sarma, ciğer tava, tavuk döner, şiş kebap, Kumru Sokak, Lise durak, gül bahçe, Zafer çarşı gibi örnekler Türkçenin yapısına uymaz. Bu konuya aydın insanların özen göstermesi gerekir.

 

İkiden fazla isimle kurulan tamlamalara zincirleme isim tamlaması denir: çocuk kitapları sergisi, insanların dürüstlüğünün göstergesi, okulun giriş kapısı, tavşanın suyunun suyu vb. Bu tipteki tamlamalarda ilgi ekinin ikiden fazla kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar: okulun bahçesinin kapısının rengi vb. 

 

İsim tamlaması, esasen her iki ögesi isim olan iyelik grubunun üçüncü kişisinden başka bir şey değildir: benim arabam, senin araban, onun arabası, bizim arabamız, sizin arabanız, onların arabası biçiminde kişilere göre yapılan iyelik çekiminde birinci ve ikinci kişilerde tamlayan yerine sadece kişi zamiri (ben, sen; biz, siz) kullanılırken üçüncü kişilerdeki o zamiri yerine sınırsız isim kullanılabilir. Bu durumda iyelik gruplarına isim tamlaması denebileceği gibi isim tamlamalarına da iyelik grubu demek mümkündür.

İyelik grubunu (isim tamlamasını) oluşturan unsurlardan her biri tek kelime olabileceği gibi (benim öğrencim, sözün özü) isim görevinde kelime grubu da olabilir. Tamlayan veya tamlananın birden fazla olması da mümkündür: dostluğun, arkadaşlığın güzelliği; okulun lâboratuvarları, sınıfları, kantini gibi.

 

Altın saat, demir kapı, gümüş yüzük, plâstik kova, yün çorap gibi örneklerin takısız isim tamlaması değil, sıfat tamlaması olduğu tartışmalıdır. Kırmızı kalem, kalın kumaş, ince çizgi, dürüst insan gibi sıfat tamlamalarında  kırmızı, kalın, ince, dürüst kelimeleri nasıl kendilerinden sonra gelen isimlere ait bir özellik, nitelik bildiriyorsa yukarıdaki örneklerin de bunlardan farkı yoktur diyenler olduğu gibi bunların nitelik yerine hammadde olması nedeniyle isim tamlaması olduğu iddiası da vardır.

 

ADLARDA KÜÇÜLTME

Adlarda küçültme “-cik ve -ceğiz” ekleriyle sağlanır.
Şu tepeciği aşarsak köy görünür.(Küçük tepe)
Çocukcağız evin yolunu şaşırdı.(Küçük çocuk)

Adların sonuna getirilen “-cik, -ceğiz” ekleri adlara değişik anlamlar da katabilir.

Anneciğimi çok özledim. (sevgi)
Bir milyarcık borç verir misin? (önemsememe-azımsama)

NOT: -cik eki kimi zaman somut bir varlığa ad oldukları zaman küçültme anlamını yitirebilir.
Mehmetçik (Türk askeri)
gelincik (Çiçek ismi)
maymuncuk (Kapı kilidini açan araç)

 


-Ler,-lar eki eklendiği sözcüğe her zaman çoğul anlamı katmaz; farklı anlam ilgileri de katabilir.

Birazdan Zeynepler gelir. (Belirli bir aileyi belirtiyor.)
Bu cami Karahanlılar döneminde kalma. (Sülale,soy anlamı katmış.)
Müdür Beyler henüz gelmediler. (Saygı.)
Hanımefendiler daha uyanmadılar. (Alay, küçümseme, sitem anlamı katmış.)
On yaşlarında bir çocuktu. (Yaklaşık anlamı katmış.)
Hasta ateşler içinde kıvranıyordu.(Abartma.)
Anadolu’da Yunus’lar bitmez. (Özel ada benzerleri anlamı katmış.)
Akşamları televizyon seyrederim. (Belgisiz sıfat yerine geçerek “her” anlamı katmış.)

ÇOĞUL EKİNİN (-LER,-LAR)GÖREVLERİ VE EKLENDİĞİ SÖZCÜKLERE KATTIĞI ANLAMLAR:

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »


Web'te Türkçe

Günlük Burç
BU GÜN BİR İYİLİK YAP
Sitene Ekle ataturk slayt
Türkçe - ingilizce Sözlük
ç - ı - ğ - ö - ş - ü
Kelime:
Okullar

TÜRKÇESİ VARKEN

türkcesivarken


glitter-graphics.com


Blogcu. ile yapıldı. Tasarım: Arcsin