İSLAMİ DÖNEM NAZIM ŞEKİLLERİ VE TÜRLERİ (ANONİM)

2008-10-12 23:20:00



Bu dönem iki ana başlık altında incelenir.
A) HALK EDEBİYATI
B) DİVAN EDEBİYATI

Halk Edebiyatı Şiir tür ve biçimleri ile söyleyenin bilinmesi gibi kriterlerle üç başlık altında incelenecektir.

A1) Anonim Halk Edebiyatı
A2) Aşık Halk Edebiyatı
A3) Dini Tasavvufi Halk Edebiyatı -(Tekke Edebiyatı)

A1.ANONİM HALK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ VE TÜRLERİ

Söyleyeni belli olmayan, halkın ortak malı sayılan ürünlerin oluşturduğu, sözlü geleneğe dayalı edebiyattır. Sözlü olduğu için, ürünler; halk arasında dilden dile geçtikçe zaman, kişi, yer unsurlarına bağlı olarak değişikliğe uğramıştır.

* Anlatım, sözlü edebiyat geleneklerine uygundur. Süsten uzak, açık, net, anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
* Daha çok; aşk, hasret, yiğitlik, ölüm gibi tüm insanlığı ilgilendiren konular işlenmiştir.

TÜRKÜ                                                          

Daima bir ezgiyle söylenen, düzenleyicisi bilinmeyen ya da unutulmuş olan, değişik konulardan söz eden, genelde hecenin 11’li kalıbıyla oluşturulan şiirlerdir. Türküler besteli şiirlerdir.

UYARI:
Daima bir ezgi ile söylenen "ninni" ve "ağıt" türleri de türkü kapsamındadır. Yani ninniler ve ağıtlar bağımsız bir nazım biçimi değil, türkü biçiminin türleridir. Bunlar da anonim ürünlerdir. Ancak koşma biçimindeki kimi ağıtların söyleyenleri bellidir; onlar da bestelendiklerinde türküleşirler.

* Belli bir ezgiyle söylenir.
* 7,8,11,14 ‘li ölçülerle söylenir.
* Hemen her konuda söylenir.
* Bölgesel özellik ve ad değişikliğine uğrayabilir.

Ezgilerine göre türküler

* Kırık havalar: Usullü ezgilerdir. Alt türleri; türkü (genelde tüm kırık havalar için, özelde diğer türlerin dışında kalanlar için kullanılır), deyiş, koşma, semah, tatyan, barana, zeybek, horon, halay, bar, bengi, sallama, güvende, oyun havası, karşılama, ağırlama, peşrev, teke zortlatması, gakgili havası, dımıdan, zil havası, fingil havası dır.

* Uzun havalar: Usulsüz ezgilerdir. Alt türleri; uzun hava (diğer türlere girmeyenler için kullanılır), barak, bozlak, gurbet havası, yas havası, tecnis, boğaz havası, elagözlü, maya, hoyrat, divan, yol havası, yayla havası, mugam dır. Ayrıca gazeller de özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde halk arasında söylenmektedir.

Konularına göre türküler:

Ninniler ve çocuk türküleri, tabiat üzerine türküler, aşk türküleri, kahramanlık türküleri, askerlik türküleri, tören türküleri, iş türküleri, acıklı olaylarla ilgili türküler, güldürücü türküler, karşılıklı söylenen türküler, oyun türküleri, ağıtlar.

Yapılarına göre türküler:

* Mani kıt'alarından kurulu türküler:
Birbirleriyle ilgili konularda söylenmiş manilerin sıralanarak  okunmasından meydana gelir.
* Dörtlüklerle kurulu türküler:  dörtlüklerden oluşan türkülerdir.Anonimdir.

Türkü Özellikleri:

1.Konu zenginliği vardır. Aşk, ayrılık, ölüm, tabiat, kahramanlık, güzellik başlıca konularıdır.
2. Hecenin yedili, sekizli en çok da on birli kalıplarıyla yazılırlar.
3. Türküler genelde dörder mısralı bentlerden oluşur.
4. Bazıları koşma şeklindedir.
5. Bazı türkülerde her bendin sonunda aynı dize veya dizeler tekrarlanır. Bu dizelere nakarat (kavuştak) adı verilir. Nakaratların völçüsü bazen ana bentlerin ölçüsünden ayrı olabilir.
6. Türkülerin kafiye örgüsü genelde şöyledir: "aaab cccb dddb", "aaabb cccbb dddbb" veya "aaabcc dddbcc eeebcc" şeklindedir.
7. Türküler ait oldukları bölgelere göre adlar alırlar.
8. Genelde anonimdirler ama söyleyeni belli olan türküler de vardır.

Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir dolu testi
Analar babalar umudu kesti
Of gençliğim eyvah

Telgrafın tellerine kuşlar mı konar
Herkes sevdiğine (yavrum) böyle mi yanar
Gel yanıma yanıma da yanıbaşıma
Şu gençlikte neler geldi garip başıma

Telgrafın direkleri semaya bakar
Senin o güzel gözlerin çok canlar yakar
Kavuştak dize

Telgrafın tellerini arşınlamalı
Yar üstüne yar seveni kurşunlamalı
KAvuştak dize

Telgrafın direkleri semaya karşı
Gel güzelim barışalım düşmana karşı
Kavuştak dize
******************************





Aşağıdan geliyor Türkmen koyunu aman aman
Selviye benzettim yarin boyunu amanın yandım
Amanın amanın amanın yandım
Tiridine tiridine tiridine bandım
Bedava mı sandın para verdim aldım

Sabahleyen erken çifte giderken aman aman
Öküzüm torbadan düştü gördün mü amanın yandım
Kavuştak

Manda yuva yapmış söğüt dalına aman aman
Yavrusunu sinek kapmış gördün mü amanın yandım
 KAvuştak 

Dikkat edilirse kavuştak(bağlantı) mısra sayıları değişebiliyor türkünün yapısını belirleyen bu unsura göre türküler bağlantı mısrası tek-iki-üç-dört....mısradan oluşan türküler olarak sınıflandırılır.

MANİ 

Anonimdir. Sevgi, tabiat, övgü, yergi, evlât sevgisi, ayrılık, hasret ve aşk konularını işler. Konu sınırlaması yoktur. aaxa şeklinde kafiyelenir. Genellikle tek bir dörtlükten oluşur.
Mani çeşitleri:
Düz Mani:
Yedişer heceli dört dizeden oluşur. Kafiyeleri çokluk cinassızdır.

Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim çağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi
Ne viran çeşme imiş
Su içecek tası yok
Yıkıldı viran gönlüm
Yapacak ustası yok
Şu vefasız dünyanın
Ucu var ortası yok

Kesik mani:
Birinci dizesi 7 heceden az, anlamlı ya da anlamsız bir sözcük grubu olan maniler. Bu kesik dize sadece kafiyeyi hazırlar.
Karaca
Aldım aşkın tüfeğin
Vurdum bir kaç karaca
Dünyada bir yâr sevdim
Kaşı gözü karaca
Dağ bana
Bahçe sana bağ bana
Değme zincir kâr etmez
Zülfin teli bağ bana
Ayağı
Kuşlardan bir kuş gördüm
Var başında ayağı
Üstad manici isen
Aç maniden ayağı

Cinaslı mani:
Kesik manilerde eğer kafiye cinaslı ise bunlara cinaslı mani denir.
Yedekli (artık) mani:
Düz maninin sonuna aynı kafiyede iki dize daha eklenerek söylenen maniler. Cinaslı kafiye kullanılmaz, birinci dizeleri anlamlıdır.
Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim çağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi
Ne viran çeşme imiş
Su içecek tası yok
Yıkıldı viran gönlüm
Yapacak ustası yok
Şu vefasız dünyanın
Ucu var ortası yok

Deyiş:
İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru yanıt şeklinde düzenlenir. Bir başka kişinin ağzındanmış gibi aktarıldığı şekilleri de vardır.

“aaxa” şeklinde kafiyelenir.
 4+3 şeklinde ölçüsü vardır.
 İlk iki dizesi ayrık yani hazırlık özelliği taşımaktadır. Asıl mesaj üçüncü dizede verilir.
 Her konuda söylenebilir.
 Düz, cinaslı ve artık mani gibi çeşitleri vardır.

Ak tavuk almadın mı?
Kümese salmadın mı?
Ah cadı kaynana ah
Sen gelin olmadın mı?

Taştan duvar örülür mü
Kaynana dövülür mü
Kaynanayı döven gelin
Mahallede övülür mü



Çarşıda et kaynana
Başında bit kaynana
Biz oğlunla yan yana
Dışarı git kaynana

Tekkeden hu gelir
Çeşmeden su gelir
Benim terbiyesiz gelin
Gort gort diye geğirir

Maniye maraz derler
Güzele kiraz derler
Senin gibi kaynanaya
Küllükteki horoz derler


Tarlaya ektim lahana
Tez uyandım sabaha
Ben kadar taş düşsün
Gelin yamuk kafana


Ak karpuz kara karpuz
Kaynanalar çok arsız
Arsız olursa olsun
Oğlun durmuyor yarsız

Masa üstünde pekmez
Bu pekmez bana yetmez
Gelinin dediği laf
Benim kulağıma yetmez

 

NİNNİ



Annelerin bebeklerini uyutmak amacıyla belli bir ezgi ile söylediği parçalardır.
Çocukların psikolojisi üzerinde etkilidir
Manzum özelliktedirler.

AĞIT

Sevilen bir kişinin ölümünden duyulan acıyı dile getiren ve her zaman bir ezgiyle söylenen şiirlerdir.
Ağıtlar aslında bir türkü çeşididir.
Dörtlüklerden oluşur. 11’li hece ölçüsüyle söylenir.
Genellikle uzun hava ve kırık hava denilen ezgilerle terennüm edilir.




• Koşmanın bir çeşidi olan ağıtla karıştırılmamalıdır. Âşık Edebiyatı’ndaki ağıtın söyleyeni bellidir.
•  İslamiyet öncesi Türk edebiyatındaki karşılığı "sagu", Divan edebiyatındaki karşılığı ise "mersiye'dir.

 

2652
0
0
Yorum Yaz