Kelime Grupları

2011-10-23 15:11:00

KELİME GRUPLARI İsim tamlamaları Her isim anlamca eksiktir. Mesela “bahçe” kelimesi bir isimdir ve bu “bahçe”nin kime ait olduğu, ne bahçesi olduğu gibi bilgiler “bahçe” kelimesinin içinde yoktur. İşte bu eksiklikten dolayı bazen ismin anlamını bir başka isim tamamlar. Elma bahçesi, çiçek bahçesi, Orhan’ın bahçesi gibi gruplar oluşur. Bir ismin bir başka ismi böyle tamamlamasına “isim tamlaması” adı verilir.   Tamlayan nedir? Tamlanan nedir? Tamlamanın ilk unsuruna tamlayan, ikincisine tamlanan denir. Telefonunsesi 12 tamlayantamlanan İsim tamlamalarını anlayabilmek için iyelik eklerini bilmek gerekir.   İlgi ve iyelik ekleri nedir? İlgi (Tamlayan) Ekleri: İsmi başka bir kelimeye bağlayan eklerdir. İsim tamlamasının tamlayanında bulunur. Çayın rengi Çocuğun hastalığı Arabaların tekerlekleri   İyelik (Tamlanan) Ekleri: İsmin sonuna gelerek varlığın sahibini bildiren eklerdir. İsim tamlamasının tamlananında bulunur. Çayın rengi Çocuğun hastalığı Arabaların tekerlekleri   İsim Tamlaması Belirtisiz isim tamlaması Birinci unsurun eksiz olduğu, ikincinin ek aldığı tamlamalardır. Kitap kapağı Yol kenarı Ayakkabı burnu Konuk giysileri   Belirtili isim tamlaması İki unsurun da ek aldığı tamlamalardır. kitabın kapağı yolun kenarı ayakkabının burnu konukların giysileri   Takısız isim tamlaması İki unsurun da ek almadığı isim tamlamalarıdır. Birincisi ikincinin hammaddesini ya da neye benzediğini bildirir. kağıt tabak cam kavanoz demir parmaklık yün kazak ölü deniz yılan yol aslan asker kraliçe arı   Zincirleme i... Devamı

Anlatım Bozukluğu Soru ve Cevapları

2011-10-23 14:50:00

  ANLATIM BOZUKLUKLARI - 61 ÇÖZÜMLÜ SORU ÖRNEK 1: Sergide tanıtılan antika eşyalar, geçmişte insanların inançlarını ve beğenilerini de yansıtıyor. Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir? A) “tanıtılan” sözcüğünden sonra “çok değerli” getirilerek B) “geçmişte” sözcüğünden sonra “yaşamış” getirilerek C) “antika” sözcüğü atılarak D) “inançlarını” sözcüğü yerine “geleneklerini” getirilerek E) “de” sözcüğü atılarak (ÖSS 1999) ÇÖZÜM 1: Bu cümlede karışıklığa neden olan “geçmişte”sözcüğüdür. Buradan yansıtma işinin geçmişte olduğu anlaşılıyor. Ama “geçmişte yaşayan insanların inançlarını, beğenilerini yansıtıyor.” Biçiminde de anlaşılabiliyor. “Geçmişte” sözcüğünden sonra “yaşamış” getirildiğinde cümledeki ikiz anlamlılık ortadan kalkar. Yanıt: B ÖRNEK 2: Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır? A) Onun yer yer kızaran vücudunun alerjiden kaynaklandığı söylendi. B) İnsanın bazı hastalıklara bağışıklık kazanamadığını biliyoruz. C) Hastalıklardan korunmak için temiz ortamlarda yaşamak gerekiyor. D) Kimi küçük ameliyatlar bile büyük sağlık problemlerine neden olabilir. E) Ülkemizde bilgisizlikten çok düzensizlik, sorunlara yol açıyor. (Kavram Dershanel... Devamı

Orhan Veli Nazım Hikmet Tartışması

2011-03-15 19:49:00

Evet Orhan Veli ile Nazım Hikmet şiirleriyle çok atışmışlardır ama, bu atışma birbirini seven, daha da önemlisi birbirine saygı duyan iki insan arasındadır. Örneğin Orhan Veli, Hürriyete Doğru şiirinde; Görmüyor musun, her yanda hürriyet; Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol; Git gidebildiğin yere. derken, Nazım Hikmet 10 yıl sonra, 15 Eylül 1958 tarihinde O'na 'Oğlum' diye seslenir: Denizin üstünde ala bulut yüzünde gümüş gemi içinde sarı balık dibinde mavi yosun kıyıda çıplak bir adam  durmuş düşünür. Bulut mu olsam,  gemi mi yoksa, balık mı olsam, yosun mu yoksa?.. Ne o, ne o, ne o. Deniz olunmalı, oğlum, Bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. 1955 yılında Budapeşte'deki Kent Radyo'sunda bir konuşma yapan Nazım Hikmet, çok seyahat ettiğini söyler. Bunun üzerine şaire sorarlar: "Acaba bu sık seyahatleriniz sırasında yanınızda bulundurduğunuz kitaplar nelerdir?" Nazım'ın yanıtı çok açıktır: "Şimdi size söyleyeyim. Mesela benim bavulumda neler var. Bir defa tabii Orhan Veli var. Öyle sanıyorum ki Orhan Veli bizim en güzel şairlerimizden biri. Çok genç öldü, yazık oldu ama, ölümsüz." Konuşma ilerleyince Nazım'dan birkaç Orhan Veli şiiri okumasını isterler. İlk olarak 'çok sevdiğini' vurguladığı Sere Serpe'yi okur. Şiiri bitince şu yorumu yapar: "Ne güzel Türkçe, sonra nasıl İstanbul, nasıl İstanbul kızı..." Sonra Delikli Şiir, Vatan İçin ve Cevap'ı okur. Son olarak "bir tane daha okuyayım. Doyum olmuyor ki..." der ve Gelirli Şiir'i okur. Bursa Hapishanesi'ndeyken kendisine gönderilen kitaplardan birine h... Devamı

Nazım Hikmet'ten Provakörlere

2011-03-15 19:44:00

ir provokatör üstünde hiciv denemeleri  "sen ölmedin, seni öldürdüler zavallı kadın."  t.f.  sen çıkmadın  çıkardılar karşıma seni!  kıllı, kara elleriyle tutup enseni  gövdeni yerden bir karış kaldırdılar,  sonra birdenbire bırakıp yere  seni pantolonumun paçasına saldırdılar.  bir düşün oğlum,  bir düşün ey yetimi safa  bir düşün ki, son defa  anlıyabilesin :  sen bu kavgada  bir nokta bile değil,  bir küçük, eğri virgül,  bir zavallı vesilesin!..  ben, kızabilir miyim sana?  sen de bilirsin ki, benim âdetim değildir  bir posta tatarına  bir emir kuluna sövmek,  efendisine kızıp  uşağını dövmek!.  sen de bilirsin ki, jurnal esnafı, senin gibiler  tutulup kulaklarından birer birer  teşhir edilirler..  ben, sadece söküp  bir fitnenin otuz iki dişini,  ve babıâli kaldırımlarına döküp  geleceğini, geçmişini  aldım omuzuma işte bu teşhir işini....  bir düşün oğlum,  bir düşün ve inkâr etme ki;  keteon matbaasında ut çalıp  ayak şarkıcılarına beste talim eylemek,  ve o biçare larus'un ırzına geçip  zatını âlim eylemek,  sana pek  zor geldi ki, demek;  aranızda dolaşır görünce  benim "orhan selim" adlı dilsiz  ve kolu bağlı gölgemi,  hemen azıya alıp gemi  faşisto-demokrato-liberal  bir jurnal  yazıp  delikanlıyı yere çalmak  ve bir miktarı minasip elden almak  istedin!..  elden alıp almamana  karışmam ama,  biz,  gölgemizi bile çiğnetmeyiz ad... Devamı