03 04 2008

CÜMLEDE ANLAM II

Cümle: Sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir işi, kısacası bir yargıyı tam olarak anlatabilir duruma gelmiş biçiminecümle denir.  Burada,  cümlenin anlam yönü ele alınıp öznellik, nesnellik, karşılaştırma... gibi anlamlar ifade eden cümleler anlatılmaktadır ÖZNEL ANLATIMDoğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişen, doğruluğu tartışılan düşüncelerin anlatıldığı yargılara öznel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da öznel  anlatım denir. Bu cümlelerde (yargılarda) bence ifadesi vardır. *İzmir,tarihi ve doğal güzellikleriyle eşsiz bir şehrimizdir.*Şair söyleyiş güzelliğiyle türkü tadında bir şiir sunuyor bize.*Konferansa katılanların saçma sapan fikirleri beni iyice sıkmıştı.*Yazar,sürükleyici anlatımı ve ilginç betimlemeleriyle okuyucuyu olayın içinde yaşatıyor.*Çatık kaşları,yaralı yüzüyle insanı ürküten bir havası vardı. NESNEL ANLATIM                 Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, deney ve gözleme dayanan tarafsız yargılara nesnel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da nesnel anlatım denir. Nesnel yargılarda duygu ve izlenimlere yer verilmez. *Filmde olaylar küçük bir kasabada geçiyor.*Eser dört bölüm halinde sinemaya uyarlanmış.*Turizm gelirleri geçen yıla oranla yüzde 5’lik bir artış göstermiştir.*Aruz ölçüsüyle yazılan şiirde nazım birimi dörtlüktür.*Dört perdede oluşan bu oyunda yazar,aile bireyleri arasındaki sorunları anlatır. KOŞULA (ŞARTA) BAĞLILIK                Bir olayın, durumun gerçekleşmesi için daha &oum... Devamı

03 04 2008

CÜMLEDE ANLAM

1.EŞANLAMLI YA DA YAKIN ANLAMLI CÜMLEFarklı sözcüklerle kurulan fakat aynı düşünceyi anlatan cümlelerdir.----Sevgi sadakatle taçlaşmadıkça ömrü kızgın çöllerdeki bir damla yaş kadardır.----Sadakatin olmadığı bir sevgi uzun ömürlü olamaz.----Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keşfedemez.(Andre Gide)----Hayatında riskleri göze alamayan insan başarılı olamaz.----Eğer bir insan hangi limana yelken açtığını bilmiyorsa, hiçbir rüzgar işine yaramaz.----Belirli bir hedefi olmayan insan, hangi olanaklara sahip olursa olsun başarılı olamaz.----Yaşamak, karanlık geceye rağmen, buğulanmış pencere camına güneşi çizebilmektir.(Anonim)----En zor anlarda bile umudunu kaybetmeyen insan gerçekten yaşıyor demektir.----Yaşam içinde siyah da bulunan bir gökkuşağıdır.----Yaşam tüm güzelliklerinin yanında olumsuzlukları da barındırır. 2.NEDEN- SONUÇ CÜMLESİYargının gerçekleşme nedeni ve sonucu cümle içinde verilir .----Sınavda heyecanlandığı için bazı soruları yapamadı.----Bakımsızlıktan ev harabeye dönmüştü.----Matbaanın bulunmasıyla okuma yazma oranı arttı.----Aşırı sıcaklar can kaybına yol açtı.----Yoğun kar yağışı nedeniyle yollar trafiğe kapatıldı.----Hediye almadım diye bana darılmış. 3.AMAÇ – SONUÇ CÜMLESİÖznenin işi, hareketi gerçekleştirme amacı ve sonucu cümle içinde verilir.----Borçlarından kurtulmak için evini satmış.----Ailesini görmeye Almanya’ ya gitmiş. ----Başbakan, ticari anlaşmalar yapmak üzere yurtdışına çıkıyor.----Bu ,bizi birbirimize düşürmek maksadıyla söylenmiş bir sözdür.----Şair, şiirinde herkes anlayabilsin diye yalın bir dil kullanmış.----Yazar,eleştirmene şirin görünmek maksadıyla iki yüzl&... Devamı

02 04 2008

CÜMLE TÜRLERİ

CÜMLE TÜRLERİ  (ÇEŞİTLERİ)   Cümle çeşitleri incelenirken yüklem ana unsur olarak ele alınmaktadır.                                                                      A. YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER 1. Fiil Cümlesi 2. İsim Cümlesi B. ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER 1. Kurallı (Düz) Cümle 2. Devrik Cümle 3. Eksiltili (Kesik) Cümle C. ANLAM YÖNÜNDEN CÜMLELER 1. Olumlu Cümle 2. Olumsuz Cümle 3. Soru Cümlesi 4. Ünlem Cümlesi 5. Şart Cümlesi D. YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER 1. Basit Cümle 2. Birleşik Cümle a. Girişik Birleşik Cümle b. İç İçe Birleşik Cümle c. İlgi Cümlesi d. Şartlı Birleşik Cümle 3. Sıralı Cümleler 4. Bağlı Cümle 1. “ki”li Bağlı Cümleler 2. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar A. YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER Bir cümlenin yüklemi ya çekimli bir fiil ya da ek-fiille çekimlenmiş bir isim olabilir. Buna göre yüklemin türü bakımından cümleler ikiye ayrılır: 1)İsim (ad) Cümlesi: Yüklemi  isim olan cümlelere denir. Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla >komşu –i—di—n Bence dinin gibi küfrün  de  mukaddesti Senin Burada vefa yok Bu  yaptıklarım Senin içindir Not: Bazı isim cümlele... Devamı

02 04 2008

CÜMLENİN ÖĞELERİ- CÜMLEDE TEMEL UNSURLAR

YÜKLEM : Cümlede işi, hareketi, yargıyı, bildiren çekimli unsura denir.  Not :Bir cümle birden çok öğeden oluşabileceği gibi tek bir yüklemden de oluşabilir. Ertesi gün okula müfettişler gelmişti.(C)      Düşünüyorum   (C) Güzeldi.  ( C )  Not:Yüklem genelikle cümlenin sonunda bulunur; ancak günlük konuşmalarda, atasözlerinde ve şiirde yüklemin yeri değişebilir. Gel çabuk buraya! Sakla samanı gelir zamanı . İstanbul u dinliyorum gözlerim kapalı  Not:Her sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem yapılabilir. Gecenin yalnızlığında sadece seni düşünürüm (fiil) Kasaba halkı meydanda toplanmıştı.(fiil) Yaşadığımız günler tıpkı bir rüzgar gibiydi.(edat) Bu olayların suçlusu odur. (zamir) Sabah uyandığında gözleri ışıl ışıldı.(ikileme) Konuşmalarına ister istemez kulak misafiri oldum. (deyim) Çalışmak yaşamın bir parçasıdır. Odayı süsleyen şey rengarenk çiçeklerdir. (sıfat) Öğrenmenin bir yolu da okumaktır.  2.ÖZNE  Yüklemin  bildirdiği işi, hareketi yapan veya yargının gerçekleşmesine araç olan unsura denir.  Not:Özneyi bulmak için yükleme kim, ne soruları sorulur Yüklemi isim olan cümlelerde ise olan kim, olan ne soruları sorulur. Seyirciler fotoğraf sergisini çok beğendi. Ailece bulmaca çözmeye meraklıdırlar. Güzel gözler tül ardından görünsün. Coşkun nehirler gibi ağlamak istiyorum. Ben bu yüzden yalnızlığa hasretim . Keskin bir rüzgar  eser şimdi dağlardan. İhtiyar kadın gitmeme taraftar değildir.  Not: Yüklemi  edilgen f... Devamı

23 03 2008

GAZEL İNCELEME

GAZEL-FUZULÎBeni cândan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mıFelekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mıKamu bîmârına cânân devâ-yi derd ider ihsânNiçin kılmaz mana dermân meni bîmâr[ı] sanmaz mıGamım pinhân dutardum ben dediler yâre kıl rûşenDesem ol bî-vefâ bilmen inanur mı inanmaz mıŞeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânımUyayır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mıGül-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar suHabîbüm fasl-ı güldür bu akarsular bulanmaz mıDeğildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâilMana ta'n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mıFuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdırSorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mıFUZÛLÎMefâîlün / mefâîlün / mefâîlün / mefâîlünÖlçünün bulunması hakkında ayrıntılı bilgi için ARUZ ÖLÇÜSÜ'ne bakınız.Kelimeleratıf: Yöneltme, çevirme; ilişkili bulma.bîmâr: Hasta.bî-vefâ: Vefasız, sözünde durmayan. “bî-” Farsça bir ön ektir. Başına geldiği kelimenin anlamını olumsuz yapar.cânân: Sevgili.cefâ: Eziyet.çeşm-i giryân: Ağlayan göz.devâ: Derman, çare.efgân: Feryat, figan, çığlık.fasl-ı gül: Gül mevsimi, ilk bahar.felek: Gök yüzü. Edebiyatta felek daha çok şikâyet yerine kullanılır. Divan şairleri tarafından daha çok yükseklik, yücelik, genişlik, sonsuzluk ve parlaklık gibi özellikleriyle anılmıştır. Âşığın çektiği acı ve ızdıraplardan dolayı ettiği âh ve figanlar de felekler kadar sonsuzdur. Felek ih... Devamı

10 03 2008

İSTİKLAL MARŞIMIZIN AÇIKLAMASI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;O benimdir, o benim milletimindir ancak.Mehmet Akif Türk milletine cesaret,ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için şiirine korkma sözüyle başlıyor. Bayrak bir milletin bir milletin geleceğinin ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrağın sönmesi türk milletinin istiklalini kaybetmesidir. Şair ülkemizde tek bir insan kalana kadar bu vatanı savunacağımızı belirtiyor. O halde en son Türk bireyi son nefesini vermeden türk istiklal ve bağımsızlığını yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zira bayrağımız milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletimizin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir, biz yaşadıkça onu elimizden kimse alamaz. Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe bağımsızlığını kimse yok edemez.Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!Şair ikinci kıtada bayrağımızın o zaman ki kırgın, küskün, öfkeli halini dile getiriyor. Türk vatanının bazı parçaları, işgal edilmiştir. Bu yüzden bazı bölgelerde bayraklarımız indirilmiş yerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak öfke halini ifade eder. Kaş ayrıca edebiyatımızda hilale benzetilir. Sevgilinin kaşları daima hilal şeklinde gösterilmiştir. Bayraktaki hilal de tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman türk milletini üzmektedir. Türkün beklediği, özlediği gülen bir bayraktır. Türk bayrağının gülmesi göklerde dalgalanmasıdır. Bir aşığın sevgilisinden güler y&... Devamı

10 01 2008

MANTIKU'T-TAYR (Feridüddin Attar TÜRKÇESİ:GÜLŞEHRİ)

Mantıkut Tayr/ Kuş DiliHermes Yayınları-Feridüddin AttarFeridüddin Attar Nisabur’da 1120’da dogmus ve muhtemelen 1194’da vefat etmis ünlü bir sair ve mutasavviftir. Hekim ve eczaci olmasindan dolayi Attar olarak anilmaktadir. Tac’ül Ârifin Necmettin Kübrevi’ye bagli olmakla birlikte; benimsedigi tasavvuf anlayisi bir sistemden ziyade İsrâki’dir. Hz.Mevlâna, Seyh Galip ve diger mutasavviflar tarafindan yüceltilen Attar, çogu günümüze kadar ulasan pek çok eser birakmistir.Adı Muhammed'dir. 6 Şubat 553' te Nişâbur' a bağlı Kedken 'de doğmuş, 10 Cemâziyel âhir 627' de Moğollar tarafından şehid edilmiştir. Şiirlerinde "Attâr" ve "Ferîd" mahlâslarını kullanmıştır. Yirmi-yirmibeş yaşlarında tasavvufa intisap ettiği bilinen Attâr, aklî ve naklî ilimlerde yetişmiş büyük bir âlimdir. Mantıkut'tayr adlı eserinin dışında Divanı, Muhtarnâme, Esrarnâme, Hüsrevnâme (İlahinâme), Musibetnâme ve büyük sufilerin hayatlarının anlatıldığı Tezkiretü'l-evliya'sı vardır.Bunlarin arasinda en ünlüsü 1187’de yazmis oldugu Tuyûrnâme (Mantiku't-tayr veya Mantik Al-Tayr) adli 4931 beyitten olusan eseridir.Attar, Kusdili veya Kuslar Meclisi olarak da bilinen bu mesnevî tarzi eserinde, tasavvufun Vahdet-i Vücûd anlayisini anlatir.Eserdeçok zengin bir sembolik dil kullanilmis ve Hakikât’i arayanlar, yani Hakikât Yolunun Yolculari kuslarla simgelenmistir.Hüthüt adli kus onlarin önderleri, kilavuzlari, yani mürsitleridir. Aradiklari Simurg adli efsanevî kus, Allah’in zuhûr ve taayyünüdür. Tabii,zuhûr ve taayyün aslinda bizzat kendilerinden ibarettir. Ancak,Vahdet-i Vücut’a, yani Varlik Birligi’ne ulasanlar, &... Devamı

10 01 2008

MAKALAT

Hacı Bektaş Veli ile ilgili olarak üzerinde çok söz söylenmiş olan "Makalat"  veya "Makalat-ı Hacı Bektaş Veli" adında bir kitap bulunmaktadır. Aslında Arapça olan Makalat'ın Hacı Bektaş Veli tarafından yazılmış olduğu söylenegelmiştir. Yaklaşık 50 sayfalık küçük bir kitap olan Malakat'ın giriş kısmı, Hacı Bektaş Veli'den edinilen bilgilerin nakledildiğini göstermektedir. Nakleden Seyyid Saadeddin'in Hoca Saadeddin veya Said Emre olması ihtimali vardır. Hoca Saadeddin'le Said Emre'nin aynı kişi olduğu da söylenmektedir. Dil ve tarz yönünden de bu şiirin ve nakil suretiyle de olsa "Makalat"ın Said Emre tarafından yazılmış olması kuvvetli bir olasılıktır.Makalat'ın bölüm başlıklarının bir kısmı eserin kapsamını açıklamaya yeterlidir:"Bu bölüm Şeriat'ın makamların bildirir.""Bu bölüm Tarikat'ın makamların bildirir.""Bu bölüm Maarifet'in makamların bildirir.""Bu bölüm Hakikat'ın makamların bildirir."Yani Alevi-Bektaşi inancındaki dört kapı ve kırk makam Makalat'ın ana konusudur ve konu ile ilgili 135 Ayet'in Türkçe anlamı çok kısa sözcükler ve tümcelerle açıklanmıştır.Hacı Bektaş Veli'nin “Dört Kapı Kırk Makam” öğretisinin kökenlerinde eski Orta Asya, Ortadoğu ve Anadolu din ve inanışlarına kadar giden izlerini bulmak olasıdır. AlevilikBektaşilik, “Dört Kapı Kırk Makam” öğretisi ile somutlaştırılmıştır. İnsan, olgunlaştırma ve yetiştirmeye yönelik evrelerden geçirilerek toplumsallaştırılmaya çalışılır. Bu yolla inanç, çeşitli kapı ve makamlara ayrılarak insanlar kurallara boğulmak istenmemektedir. Öğreti, insanlann karşısına sayısız seçenekler sunularak inançsal, düşünsel ve ahlâksal yaşamı kolaylaştırılmaya çalışılmaktadır. Alevi-Bektaşilerin yaşamlarında ilke edindiği "D... Devamı

07 11 2007

SES SES ÖZELLİKLERİ SES OLAY VE UYUMLARI

 DÜZYUVARLAK GENİŞDARGENİŞDAR     KALINAIOU  İNCEEİÖÜ      Büyük Ünlü Uyumu:Sözcüğün ünlüleri arasındaki kalınlık incelik uyumudur. İlk hecedeki ünlü kalınsa diğer ünlüler de kalın,inceyse diğerleri de ince olur. Ör: Çocuklar, beklemişler…Karışık gelmişse BÜU’ya uymaz.Ör:İnsan, kalem,kitap... →Aslen Türkçe oldukları halde sonradan uğradıkları ses değişikliği nedeniyle BÜU’ya uymayan kelimeler de vardır.Ör:Kardeş (kardaş), elma (alma), anne (ana)…→Türkçede bazı ekler BÜU’yu bozar:☻-ken        : bakarken ☻-ki          : akşamki☻-leyin     : sabahleyin☻-gil         : dayımgil☻-imtırak  :sarımtırak☻-daş         :meslektaş☻-yor         :bekliyor→Türkçede ilk heceden sonra o, ö ünlüleri bulunmaz.-yor eki hariç.→Yabancı sözcüklerde, birleşik kelimelerde ve tek hecelilerde BÜU aranmaz: ilkbahar, petrol, tek…→ BÜU’ya uymayan kelimelere gelen ekler kelimenin son hecesindeki sese uyar:insanın…Küçük Ünlü Uyumu: Kelimenin ünlüleri arasındaki düzlük-yuvarlaklık uyumudur. Buna göre:→İlk ünlü düzse (A,E,I,İ ) diğerleri de düz,→İlk ünlü yuvarlaksa (O,Ö,U,Ü)  sonraki                                     &n... Devamı

07 11 2007

FİİL SOYLU SÖZCÜKLER FİİLDE YAPI

FİİL SOYLU SÖZCÜKLER FİİLDE YAPI Bir oluşu, bir durumu veya bir kılışı kip ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere FİİL denir. Pratik olarak ismi fiilden ayırmak için –me, -ma olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini kullanırız.Eğer bir kelimenin sonuna –ma ,-me olumsuzluk ekini ya da –mak ,-mek mastar ekini getirebiliyorsak o kelime fiil demektir.Getiremiyorsak o kelime isim soylu bir kelimedir. *Geldi--------- gelmedi ,gelmek *Oturmuş------ oturmamış, oturmak *Söylüyorum---------- söylemiyorum, söylemek Görüldüğü gibi yukarıdaki kelimelere –ma,-me ve –mak,-mek getirebilmekteyiz. Öyleyse bu kelimeler fiildir. *Kitap--------- kitapma , kitapmak Yukarıdaki ‘kitap’ sözcüğüne ise bu ekleri getiremiyoruz.Öyleyse bu kelime isimdir. Fiiller, anlattıkları hareketin niteliğine göre değişik özellikler gösterir. Bunları üç grupta inceleyebiliriz: a)Kılış fiilleri b)Durum fiilleri c)Oluş fiilleri. Bunları birbirinden ayırt etmek için pratik olarak şu bilgiyi kullanabiliriz.: Eğer bir fiil geçişli ise (yani ‘neyi’, ‘kimi’ sorularını sorabiliyorsak) kılış fiilidir. *Kırmak ,atmak , dikmek, içmek, ezmek,delmek,yolmak,dizmek…. Görüldüğü gibi yukarıdaki fiillere ‘neyi kırmak?, neyi atmak…’sorularını yöneltebiliyoruz. Öyleyse bu fiiller geçişlidir ve geçişli olduğu için de kılış fiilidir. Fiil, öznenin kendi iradesi dışında geçirdiği değişimi anlatıyorsa ve bir hareket bildirmiyorsa o fiil oluş fiilidir. *Sararmak ,Yaşlanmak,Uzamak, Paslanmak,büyümek,solmak,acıkmak… Görüldüğü gibi yukarıdaki fiiller geçişli olmadığı için kılış fiili olamaz.Bir hareket olmadığı i&cce... Devamı